4 Eylül 2010 Cumartesi

Nerden Nereye

Ben küçükken herşey daha mı anlamlı gelirdi ne?Hani her zaman geçmişe özlem vardır ya,hatta eski sevgilisi nemrut insanın teki bile olsa,yeninin birşeyi göze battı mı amanıııın eskisi ne kıymetlenirdi!
Annemin eski mikseri mesela,bir kere mikserin o dönen demirlerinden birisi hiç bir zaman yerine oturmazdı,kaç kere çalışırken fırladı da orayı burayı kirletti.Allah'tan kafa göz kırmadı.Değiştirme vakti gelip çatınca vay anam vay o mikserden kıymetlisi yoktu.Bir kere o ayrıcalıklıydı,annemin çeyiziydi.Vakti zamanında kimsenin yokken anneme Almanya'dan gelmişti.Çok iyi çalışırdı.Atmamak için çamura yatan annem son sinirini de benden çıkaracak ya,Zaten bozdun güzelim mikseri,sen kim,mikser kullanmak kim? Gören de F16 falan kullanıyorum sanacak,yok anacığım,lafı da söyledi ya,rahatladı hatun.Yeni mikseri kullanmaya başladıktan sonra,eski mikserin adı anılmadı ama bu kademeye biz çok zor şartlarda geldik.

Sonra biz akşam gezmelerine giderdik,herkesin evi o vakit sobalıydı,gittiğimiz yer samimiysek,kalırdık geceleri.Hele bi de yaşıt çocuklar varsa sorma keyfime.Nasıl sevinirdim.Tek çocuktum ben belli bir yaşa kadar çünkü.Tek çocuk olmayı hiç sevmezdim,kardeş isterdim.Oldu,şükür şimdi var bitane,bazı bazı tek çocuk mu kalsaydım diye hayıflanmıyor değilim,şaka!Allah korusun!O yüzden böyle kalabalık ortamları nasıl severdim,ben küçükken kuzenlerimi de severdim mesela,onlar beni sevmese de,onlarla hep çadırkurmaca*oynardık.Sonra,akşam yemeğinden sonra nedense aniden uyku vakti gelirdi,oysa anneler babalar nasıl şakırlardı.Gel de uyu!Zorla elime bir biberon verirdi annem hadi uyu.Uyuyamazsın ki kıkır kıkır gülerdik,anneler tilt olurdu tabi.Taki babalardan birisi evine o muhteşem aleti alana kadar: VHS!
Aman Allah'ım nasıl birşeydi o.Annelerin kurtarıcısı,babaların okey masasında rahat taş çalmalarını sağlayan o icat!Babamın en yakın arkadaşlarından biri aldı,bize de Minik Kuş diye bir çizgi film almıştı.Her defasında aynı çizgi filmi izliyorduk ama hep aynı heyecanla insan izler mi ya?Sanki ne olacağını bilmiyor gibi izlerdik,çıtımız çıkmazdı,izlerken de uyurduk.Çizgi filmde bir minik kuş vardı,annesini babasını hep üzerdi.Bir kış günü evden kaçtı diye başlardı macera.Sonu iyi biterdi tabi ama ben nasıl üzülürdüm o kuşa.Çocukluk işte,ne kadar masummuşum.

Şimdi düşününce mikserden VHSye nasıl geçiş yaptım ben de bilemiyorum ama sanırım beni her ikisi de mutlu ediyordu.Mikser ne alaka derseniz,vakti zamanında babamla aynı evde yaşarken,annem eşine o mikserle her gün farklı kekler,kurabiyeler yaptı.Babam gittikten sonra nadir yapmaya başladı.Öyle mutlu olurdum ki ben,eve her geldiğimde ev ev gibi kokardı,mis gibi kek,kurabiye.Sıcacık gelirdi evimiz,hani huzur dolu.
VHS içinde aynısı geçerliydi.O zaman 5 aile,5x3 şeklinde birbirine gider gelir,anneler ordan burdan konuşur,babalardan fırsat kalırsa okey oynar,babalarda klasik mevzuları eder ve bolca okey oynardı.Biz çocuklarda bilindik oyunlardan sonra,elimize verilen birer biberonla günü devirirdik.Mutluydum o zamanlar,gerçekten çok mutluydum.

*Koltuk yastıklarından,varsa kutulardan ve dahasından çadır yapılır,sanki adaya düşen ve çaresiz kalan insanlar gibi davranılırdı.90'ların Survivor'ı yani.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails