11 Eylül 2010 Cumartesi

Bizim eve bayram uğramadı.Kapımızı çalıp da şeker isteyen çocukları bu kadar özleyeceğimi söyleseler gülerdim.Ne misafir geldi ne de kapının önünde ellerini açmış,kocaman gözlerle bakan veletler.Zoruma gitmiyor da değil hani.Ne bileyim hani bayram deyince ardı arkası kesilmeyen misafirler,çay,kahve,kola servisi yapmak için koşuşturan kişiler geliyor aklıma da biz bayram için pasta,börek bile yapmadık.

Gerçi bayramlar uzun süredir böyle ama ne bileyim insan bayram deyince böyle insanların birbirini daha da önemsemesini bekliyor.Hoş,bayramlaşmaya gelen misafirler arasında akreplikleriyle ünlü akrabalar da var.Sahte gülücükleriyle ortada salınmalarını bile özlesem desem tuhaf gelir mi?

Ben gerçekten yaşlanıyorum of.

8 yorum:

  1. bende bu bayram sadece bana mı bayram değil gibi geliyo diye düşünüyodum :S

    YanıtlaSil
  2. @Zey,

    Sanırım birçok evde birçok kişi aynı şeyi düşünüyor.

    YanıtlaSil
  3. eskidendi cok eskiiideeeeeen..
    :( .)

    sevgiler gulucukler tebessumler .)

    YanıtlaSil
  4. @Lolla,

    Maalesef.Eskiye özlem işte.Yaşlanıyoruz.

    YanıtlaSil
  5. ufak yerlerde az da olsa hala öyle ve ben böyle bir imkana sahip olduğum için kendimi şanslı addediyorum noneless.umarım sen de o şanslı kişilerden olursun.

    YanıtlaSil
  6. @Sevgili Bad-ı Saba,

    Aslında bu şehre,büyüklüğe,küçüklüğe bakmıyor."Aile" kavramını benimsemekle alakalı...
    Dilerim ileride benim çocuklarım bayramı bilecek.

    YanıtlaSil
  7. Yukarıdaki konuyla direkt alakalı görünmese de temelde benzeri sayılabilecek bir yaşanmışlığı huzurlarınızda dile getirmek istiyorum.
    Facebookta gezinirken otuzbeş-kırksenedir görüşemediğim yakın bir akrabama rastladım(amca kızı).O da altmışın üstünde benle akran.Onu bulmanın sevinciyle içimden geldiği gibi birşeyler yazıp mesaj attım.Amca çocukları olduğumuzdan soyadlar tabiki aynı.İki ismimin sadece baş harflerini,soyadımı açık yazdım ki ;ismimi merak edip kendisi düşünüp bulsun veya bana dönüş yaparak sorsun istedim.Aradan iki ay gibi bir zaman geçtikten sonra gelen yanıt doğrusu bir ültimatom bir tehdit niteliğindeydi."Pardon sizi tanımıyorum bu ne cesaret" gibisinden.Daha ben işin şakasındayım,bu defa iki ismimi de açık yazıp,isterse fotoğrafımıda ekleyebileceğimi sitem ederek belirttim.İsimlerimide açık yazsa idim iyi olurdu diyerek eksiklik kusuruna ortak oldum.Ve geliniz işi tatlıya bağlayalım;amcaya/yengeye selam saygı faslına geçtim.Tavır veya tarzım agresif değil,uzlaşmacı olduğumdan oh işi tatlıya bağladık diye rahatlamıştım.Anında gelen yanıtta bir başka hataya vurgu yapılarak megaloman bir tarzla eleştiriye devam etmekteydi.Hata:eşim Olcay beyle ortak kullandığımız bilgisayarda takma erkek ismi.Vay efendim erkek ismi ile bize nasıl mesaj yazarsınıza döndü vaziyet.Böyle bir akraba olmasından sa olmaması,bu türlerle görüşmektense asla görüşmemek üzere;ilk arayan ben olmamalıydım,pişmanım,iyi niyetli girişim hangi noktaya geldi,konu kapanmıştır diyerek polemiğin uzamasını istemedim.Bu da bana kapak oldu sevgili okurlar,vaki olan kusurlarımızı da kabullenmişken.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanları seviyor musun diye sorduklarında, akrabalarım var diyemiyorum. Utanarak. Ve evet, maalesef durum bu.

      Sil

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails