2 Eylül 2010 Perşembe

Asil vs Adi

"Ayyy yalan söyleyemiyorsun" dedim az önce Cano'ya."Utandırma len" dedi.
Utanacak ne var ya!Bu ayıp birşey mi?Şu zamanda insanlar ayak üstü 247292* kez yalanı şakırken yalan söyleyememek bence alkışlanası bir erdemdir.Alkış kardeşime!
*Abartmayı seviyorum bazen,kabul! 
---
Öyle yoğun bir gündü ki yine,ordan oraya burdan şuraya gittik geldik.Hatta bir ara doktor beyi bile yokladık.Evet,ben hasta olmuşum blögcan.Eğer kendime dikkat etmezsem,Allah korusun,40'a geldiğimde felç geçirme riski varmış-ki normalde ben doktorların söylediklerini kulak ardı eden,millete ufak bir aksırmada bile doktora gitmesini söyleyen,kendi doktora gitmekten kaçan biriyim.Ama doktor felç deyince yusufladım.Vakti zamanında canım annem 2 kez felç geçirmişti,hayır,genetik değil,tamamen stres odaklıymış.Stresten uzak duracakmışım.Ama mümkün mü bu?40'a çok yok ne kaldı ki?!(Hüngür)
Açtım sayfayı,birşeyler yazmalıyım dedim ama aklıma birşey gelmedi.Ne yazabilirim,şöyle enteresan hani sükse yaratacak,beni tavan yaptıracak bir post.LoL!Sanki tek bir postla dünyayı kurtaracağım.Sonrasında,110 izleyici zirvesini görünce çok mutlu oldum.Oy teşekkür ederim 110!
Çocuklar duymasın,sucuklar yanmasın dizisini izliyoruz maaile.Şu gülme efektine kıl oldum!Gülme efekti yapmasanız biz güleceksek yine güleriz.Sosyal mesaj ağırlıklı dizi yine baymaya başladı,boşuna cover yapmışlar.Eskiye özlem her zaman mevcuttur ama Ata'lar boşa dememiş,Eskiye rağbet olsa bit pazarına nur yağardı diye.Iyk hele şu Pınar Altuğ'ya kıl oluyorum.Hatun 7/24 solaryuma giriyor sanırım.Her daim bronz,her daim böyle suratında meleğim ben,meleğim edası var.Haspam biliyoruz seni!
Bugünkü sosyal mesaj konusu: Aldatmak!
Kimler,niye aldatır,nasıl aldatır?
Valla millet nasıl aldatır,kimler aldatır bilmem ama aldatan kendini aldatır.Çok mu klişe oldu?Olursa olsun ama aldatan harbi kendini aldatır.Bu temanın kocasını aldatan başrol oyuncularının dizisinde olması da ayrı bir ironi.
Aldatmak!Fena ya!
Bir cinse mal etmek de kötü aslında.Erkek de kadın da aldatır kardeşim.Hem de gözü kapalı.
Neden aldatır peki?
Bunun temel nedeni,bireyin öncelikle kendine olan güven e(zik)ksikliğidir.Birey kendini ruhen ya da fiziken eksik hissettiği için karşısındakine yalan söyleyerek kendini daha dominant,daha üst seviyede hisseder.Saçma mı geldi?Düşünün bakalım.Kimse alınmasın,darılmasın ama örneğimi bir erkek figür üstüne kurgulayacağım.
Bir erkek var diyelim,evli ya da bekar.Ama hayatında biri var.Kadın ya da erkek.Biriyle duygusal açıdan bir bağlılığı var.Hayatında biri olduğu halde,farklı ortamlarda tanıştığı kimselerle farklı ilişkiler kurmaya başlayan bu erkek,bir anda kendini basitten karmaşığa yalanlar silsilesi içinde buluyor.Yalanın ucu yok ya,ilk söylediği yalanı unutuyor.Sanıyor ki yalanına kendi inandığı gibi başkaları da inanıyor.Kendi inanıyor ya başkaları da inanıyor sanıyor.Cümleyi tekrar ettim,vurgu meselesi!Neticede fiziken ya da ruhen aldatıyor.Ama kimi?Kendisini!Karşısındakine kendini farklı lanse ederek,kendi kendini kandırıyor.Mevcut surette var olan hayatını inkar ederek,eldekini kaybetmemek adına ve eldekinden daha fazlasını hakettiğini düşünerek aldatmaya başlıyor.Oysa elinde var olan sıfır.Toparlayamadım sanırım.Ama anlatabildim mi?
Olayı farklı bir şekilde mi anlatsam?
Anlatamıyorum.Aslında örnekleri çoğaltmanın manası da yok.Herkes bir şekilde aldanıyor,aldatıyor aslında.
Gerçekten kaçarak aldanıyor,kendini aldatıyor.  
---
ASLINDA en fenası da kendisini aldatması,kendisini kandırması insanın.
Gerçekleri bildiği halde,kendini anlık mutlu edebilmek adına,belki olur ya şans döner umuduyla insan kendini kandırıyor.Fena!Anlık mutluluk diyorum,gerçek de bu zaten.Sonunun imkansızlığa ya da dayanılmaz acıya çıkacağını bile bile insan anlık mutluluk için,kendini kandırıyor.Fena!Hepimiz bunu yapıyoruz aslında.Öyle ya da böyle,iyi gelecek,iyi olacak diye kendimizi kandırıyoruz.Aslında bu ruhsal bir sorun bu.Tıp dilinde adı nedir bilmem ama benim dilimde adı,çaresizlik.
İnsan çaresiz kalmaya görsün,kaybedeceğim birşey yok diye,hep dener,yıkılsa da ayağa kalkar yine dener.Tokat yer,darbe yer,hatta dünya başına geçer ama yine dener.Çaresizliğini bile bile dener,aldanır,kırılır,yıkılır ama yaralarına rağmen yine dener.Bir daha nefes alamayacak sanır,yine dener,öldüm der,yine dener,çünkü o insan çaresizdir,cesur değil,çaresiz.Dürüst değil,çaresiz.Acınası bir haldedir,başkaları ne derse desin der,yine aldanır,yine yıkılır ama yine dener.Umut-suzluğa rağmen dener,benim halen umutlarım var der yine de dener.
Ama bu insan kendini aldatır,başkasını değil.Başkasını aldatan ise,doyumsuz,aç gözlüdür.O da kendini aldatır ama onun aldatışı ADİCEDİR,deneyenin ise ASİLCE!
Dürüst olmak gerekir bazen,kaybetmeyi bile bile cesur olmak...
Çok kaybettim,çok yıkıldım,çok aldandım belki de ama şükürler olsun ki ASİLCE ağladım,ADİCE aldatmadım!Şükürler olsun!Biricik Aşkım!Şanslısın!Şansım da sensin,bu yüzden kendin olduğun için,ben olduğun için daha şanslısın!
Öyle işte...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails