28 Ağustos 2010 Cumartesi

Az önce ihmal ettiğim benliğime baktım.Kendimin en büyük düşmanı kendimmişim,yine fark ettim.Ertelediğim hayallerim gibi,günümü de ertelemişim.Yazık!Geçmişe bakmak ne anlamsız,baktıkça gördüm ki geçmişin içinde de ertelenmişliklerim var.Neden bu kadar korkuyorum?Neden birşeyleri zamana bırakıyorum?Zamanın en iyi ilaç olup olmadığı konusunda halen çelişkilerim varken yaptığım şey ne saçma!

UZUN süredir ne bloguma ne de blogdaşlara uğradım.Saçma sapan bahaneler ardına saklandım ama itiraf etmem gerekirse,kendime bile itiraf edemediğim gerçeklerimden kaçtım.Çünkü biliyorum ki yazdıkça açığa çıkan gerçeklerim var.Yazdıkça rahatlıyorum ya ondan sanırım.

Zor geçen bir gecenin ardından pırıl pırıl bir sabaha uyanmak istedim.Aslında ne gecenin ne de sabahın suçu var.Sabah yine bütün sıcaklığıyla pırıldadı ama benim gözümün feri kalmadı.Ankara'dan sonra evimde huzur bulabileceğimi sandım,yok be blög.İnsan kendinden kaçamıyor ki,değişen mekanlar,figürler.Gerçekler aynı...

Bütün yaz boyunca ki yaz ramazanın gelmesiyle ben için bitti.Rafa kaldırdım denizi,güneşi.Niyetlendiklerim olsun diye,günahlarımdan arınayım diye,niyetlendim!İşte bütün yaz boyunca kendimi serin sulardan sıcak kumlara bıraktım,bronzun en bronz hallerinde endam-ı arz ettim ama aklımın bir ucu hep "busy" modundaydı.

Kendimi malum rezaletten,KPSS,uzak tutmaya çalışıyorum.O kadar doluyum ki dokunan olursa patlarım!Yok anam söyleyeceğim,benim hayallerimi,emeğimi yok eden o kopyacı ş.refsizler,atamanız olsun,atanın,atanın ki atandığınız okullara gelip "Hakkımı size haram ediyorum,yediğiniz kul hakkının bedelini öbür dünyada sizden alacağım" diyebileyim.*

Birisi bana Ankara'dayken,Ankara'nın o stresli günlerindeyken,Ankara'nın yalnız ama huzur sokaklarını özleyeceksin deseydi,gülerdim.Ama özledim!Ama biliyorum ki bir gün hayaller benim gerçeklerim olacak ve özlemler bitecek!Vay arkadaş yine mi pollyanna oldum?!

Az kaldı ama...Bayram ertesi...ANKARA!

Bunlar da geçecek,sıkıntılar bitecek diyorum ya,la bitse de olur bitmese de...Biri biterken diğeri başlıyor çünkü.Her biri diğerinin tamamlayıcısı gibi...La tamamlanıp Voltran'ı oluşturun da rahata ereyim artık!

Saçmalamayı da özlemişim.Blög ya!
Öyle işte!!!

3 yorum:

  1. İyi Geceler,
    Post'unu okurken, satırların arasında kendimi buldum. "vay be başkaları da aynı şeyleri yaşıyormuş" dedim bi an.
    İnsan gerçekten de kendinden kaçamıyor, bazen insan çok uzaklara çekip gitmek istiyor bilmiyor ki kaçtığı şey kendisi/duyguları.
    Açığa çıkarmaya çekindiğimiz üzüntüleri sakladıkça, üzerine daha ağırları ekleniyor.

    YanıtlaSil
  2. hoşgeldin noneless, ben de uzun süredir uğramıyordum, geçen gün bakmıştım bloguna da son yazının mayıs ayında olduğunu görünce hayal kırıklığına uğramıştım, olsun geçti sanırım.. :)

    hayatında nelerin değiştiğini merak etmiyor değilim ama kpss herkesin korkulu rüyası sanırım, orayı kaptım. Allah nasıl biliyorsa öyle yapsın onları, seninle aynı derdi paylaşan çok arkadaşım var, Allah size de sabır versin ablacım..

    uzun zaman sonra eski bir arkadaşı görmek gibi bu, merhaba deyip devamının gelebileceğini bilmek.. seni görmek gerçekten güzel noneless.! :))

    YanıtlaSil
  3. @Lulu,

    Her zaman dediğim birşey vardır,"Yaşanılanlar aynı sadece figürler ve yerler farklı" diye.Sanırım doğru.Keşke ortak olan güzellikler olsa...Evet,kaçamıyoruz,kaçmak istiyoruz ama olmuyor,bu kaçışların da bir sonu olmalı sanırım...

    @Oyyy canım Glaskas,

    Eski bir arkadaşı görmek gibi demişin ya...Evet,yorumunu alınca asık suratımda bir anda kooooocaman koooocaman gülümsemeler oldu.Bahsettim ya,yazmamak için bahaneler uydurdum da artık saçma geldi yazmamak,özgürlüğümü kısıtlamanın daha da manası yok anacıım:)

    Bundan sonra buralardayım.Yine uğra iftardan sonra çaya kahveye:)

    PS:Hayatım daha da karmaşık,işte yaşıyoruz:)

    YanıtlaSil

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails