3 Nisan 2010 Cumartesi

Gerçek ve Hayal

Sonbaharın hüznüne karşın ne de severim ilkbaharı...
Tezatlıkları kendi içinde barındıran mevsimler gibi olduğum için belki de...
Bir yanım hüznün kontrolüne girmişken,bir yanımda o kadar cıvıl cıvıl.Seviyorum kendimi tıpkı mevsimler gibiyim.

Bir vakitler bahçe içinde 3 katlı bir apartmanda otururdum.Apartman dediğime bakmayın,aile apartmanıydı.Vakti zamanında bağ evi olan evimiz,gel zaman git zaman derken 3 katlı 2 bodrumlu bir apartmana ama eski usül,bahçesinde nar ağacını barındıran bir aile-haneye dönüşmüştü.Malum olaylar,ayrılıklar ve dahası derken,o evden taşınmıştık.
Oysa ne iyi hatırlıyorum.Asmanın altında kurulan sedirleri ve aile sofralarını,vişne ağacındaki o ben olan salıncağımı...
Ne zaman o salıncağa binsem yüksek daha yükseğe çıkmak isterdim ama yarıda kaldı...
Dedim ya gel zaman git zaman çocukluğum gibi herşey değişti.Ağacımı ve dahasını bırakıp farklı bir eve taşınmak zorunda kaldık.
Ve ben büyüdüm!!!
Sonrasında aynı tadı,salıncağımdaki aynı huzuru,karmaşasına karşın İstanbul'da buldum.Belki de ev içi kavgalardan kaçtığım ve saklandığım yerdi salıncağım ve ağacım.Yine bir tezatlık...

İstanbul'un o karmaşasına rağmen ne zaman bir Tuzla sahile insem ya da ne zaman İstiklal'in o kalabalık yalnızlığında kendimi arasam rahatlardım.Güzeldi...

AMA ben en çok İtalya'yı merak ederim.Henüz gitme fırsatım olmadı.Gideceğim elbet.Kendi paramı kazanmaya başladım çok şükür ama henüz kendime harcama fırsatım olmadı.Ailemin geçimini kendime misyon mu edindim yoksa sorumlu olan kişi ben miyim bilmem ama henüz ben kendime zaman bile ayıramadım.Ama işte içim içim yiyor, bu da ayrı.

İtalya hayalim bir köşede dururken, bir yandan da baharın ve anıların aklımı karıştırması ne ilginçtir.
Ama hayallerin ötesinde,
ben olan çocukluğum bir daha olmadı.Çocukluğumdaki o vişne ağacı,o ben dediğim bahçe ve asma altı sofraları...Şen şakrak gülümsemeler,neşeli hallerim ve işte ailemin gerçekliği olmadı.

Öyle işte...

4 yorum:

  1. Küçükken bahçede benim de salıncağım vardı. Aklıma geldi o zamanlar. Biri varken binmezdim. Tuhaf bir şekilde salıncağa başkalarının yanında binmeye utanıyordum. Ne tuhafmışım ya =)

    YanıtlaSil
  2. @GTA,

    Sanırım hepimizin bir ağacı ve bir de unutamadığı salıncağı vardı:) Ben utanmazdım o vakitler,utanma kavramı gelişmediğinden değil de en büyük zevkimdi...

    Ama çocukken herşey bizi utandırırdı,tuhaf değilde masum de kendine...

    Sevgiyle,

    YanıtlaSil
  3. Ne diyeyim bilemedim..ileri yaşlarda daha büyük olabilir bu boşluk..anılar hep olacak, ve artacak..acı mutluluk karışımı olacak hep..dilerim mutluluk fazla olur karışımda

    YanıtlaSil
  4. @OKA,

    Zaten her geçen günle birlikte,anıların da bazı bazı acıların da sayısı artıyor ama biliyorum her daim gelecek güzel günler getirir...
    İyi dileklerin için çok teşekkür ederim.

    YanıtlaSil

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails