20 Şubat 2010 Cumartesi

Akışına Bırakmak...Bana Göre Değil!

Hayatımda hiç bu kadar tuhaf hissetmedim sanırım.Kendimi ifade edememenin verdiği rahatsızlıktan mıdır yoksa karşımdakini anla(ya)madığım için dağınık kalmamdan dolayı mıdır bilemedim ama bugün belki de uzun süredir ilk kez bocaladım.Anlamsızlıkların baş gösterdiği melun dünyaya narasıyla başlamış gibi oldum ama öyle efenim, bugün zorladı beni.

Şahsım her daim uzun cümleler kurmuştur.İfade yetisi az olduğu için değil,laf kalabalığı yapmadan daha net ve daha anlamlı olabilmek için belki de ama bugün ilk kez uzun cümlelerin aslında ne kadar boş ve anlamsız olduğunu anladım.Farkındayım,halen uzun cümleler kuruyorum.Amacım nedir?Anlatabilmek,ifade edebilmek kendimi...

Zamana ya da tabir-i caizse akışına bırakacak kadar değersiz değil hayat benim için.Hayatı önemsediğimden mi? Hayır canım ne alakası var?Kendimi önemsediğimden...Ama bugün anladım ki birini tanımak ya da kendini birine tanıtmak için acele etmeyeceksin.Aksi halde bıraktığın imaj terse tepebilir...

TERS mi teper? Aha teper be hacı teper...

---

Daha da yazılır mı yalnızlığın üstüne?
Yazma...
Sus ve akışına bırak...
Peh!

Virgül...

9 yorum:

  1. Akışına bırakacak kadar değisiz değil hayat demişsin, ama birini tanımak için acele etmiyeceksin demişsin. Çelişkiye gel :)

    Sonuçta sen güdülen koyun olmadığın sürece, bir şekilde hayatına müdahele etmek zorunda kalıyorsun, farkında olmasan bile. Çünkü yaptığımız seçimler bunu belirliyor. Hayatın her yönünde attığımız adımlar birer seçim birer müdaheledir bence...
    Sevgiyle...

    YanıtlaSil
  2. @Katrancığım,

    Çelişiyorum aslında kendimle.Ancak;
    Akışına bırakacak kadar değersiz değil ama acele de etmeyeceksin,evet,ama çelişki yok aslında.Hani ısrarcı olmadan,sabırla ve akışına bırakırcasına tanımak gerek birini,birşeyleri,hayatı...

    Kabul,koyun değilim,ama bu benim hayatımsa müdahale edebilme yetkisi de bende olmalı gibi.Kabul,ben müdahale ediyorum ama hani vardır ya, "logic vs feeling", işte bu dilemma beni boğar,yorar.

    Uzun cümleler...
    Artık anlamsızlaşıyor yazdıklarım...Sanki!

    YanıtlaSil
  3. mizaçla ilgili biraz da. kendi kendine açıklama yapma, boşversene... böyleysen böylesin. sıkma canını olmaz mı.

    YanıtlaSil
  4. @Kelebeğim,

    BELKİ de...Ama işte 24 yaşındayım.Vazgeçemiyorum,uzun cümleler sanki beni daha iyi ifade ediyor.

    HER daim bunu yazılarımla da gösterdim biliyorsunuz.Belki biraz demode olacak ama,birilerini kırmaktansa kendi kabuğumda kendimi yargılamayı tercih ediyorum ve bazı durumlarda açıklamalar yapıyorum ama olmuyor cidden.Anlatamazsam anlatamıyorum...

    Ama evet, ben böyleyken böyleyim...
    Bazılarına fazla gelebilecek kadar...

    YanıtlaSil
  5. N'oldu sana uykusuz arkadaşım? N'oldu da ters tepildi, kimde ters tepti?

    YanıtlaSil
  6. Ben asıl bugün anladım ki sen tanıdığımdan çok daha süper birisiymişin. :) Yalnızlık geçicidir her zaman sıkma tatlı canını..

    YanıtlaSil
  7. @Summercan,

    İsyanım var,bilare anlatayım sana:)

    @Fatihcan,

    Aramıza hoşgeldin yeniden.Ah kibarlığın içinde çok mersi:)Teşekkür ederim ya...

    YanıtlaSil
  8. Duygularının bir kısmında yalnız değilsin. Ben de önemsememeyi bir türlü beceremem ve anlatamadığım ya da anlaşılamadığım kaygısına düşerim zaman zaman.

    Ama biz de böyleyiz, n'apalım. Hiç değişmeye çalışmayalım demiyorum, ama başkaları da bizim için aynı fedakarlığı göstersin en azından.

    Sana hoşgeldin dememiştim.

    Hoşgeldin :)

    YanıtlaSil
  9. @KM'cığım,

    Ah ah işte aradığım cümlelerdi bunlar.NE güzel de anlatıverdin bir çırpıda.Zaten değişiyoruz istemesek de,engel konulamaz bir gerçek ama işte..

    Hoşbuldum ki:))Cidden:)

    YanıtlaSil

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails