12 Eylül 2009 Cumartesi

Okumak...

Ah sonunda mola verebildik. Bitti de biz de bittik kanımca.Ne kadar çok gidecek şey varmış yahu! Biz bile bu kadarını tahmin edemiyorduk, ben de giderken yoruldum ama bu çok fazla oldu.Yorgunluğun üstüne kahve yaptık oh! İçtik mis gibi...
Sonra, bu yaz boyunca aldığım kitaplardan birisini aldım. Mis! Başladım okumaya...


Sene başında, Khalid Hosseini'den Uçurtma Avcısı (Kite Runner) okumuştum, daha öncesinde de söylemiştim hatta. Birkaç kez de ağlayarak 2007 yılında yapılan filmini izlemiştim.


Şimdi de yine aynı yazarın, yine kendi ülkesini anlatan Bin Muhteşem Güneş (A Thousand Splendid Suns) okuyorum. Başladım ve yarıladım bile. Seviyorum bu adamı. Kimi zaman Amerika yanlısı gibi yazsa da, kullandığı sanatlar ve özellikle kullandığı dile bayılıyorum.Olaylara bakış açısı ve özellikle de vurguladığı konularda çok can alıcı geliyor bana.

Bu sene o kadar çok kitap okudum ki...Üniversite yıllarında sadece bölümümle alakalı kitaplara ağırlık vermiştim ama bu sene doyasıya kitap okudum. Hep size anlattım ya, böyle büsbüyük, koskocaman kitaplığım, kitap odam olacak diye, evet olmalı!

Kitaplarım benim belki de en iyi dostlarım. Tabii can kardeşlerim var ama beni alıp da şöyle uzaklara götürmeyi başarıyorlar ya aferin onlara! Mesela, ben güneşlenirken Farid dinleyerek kitap okumayı seviyorum. Öyle tabiri caizse, malak gibi yatıp güneşin alnına bronz olma derdine girmiyorum.Kabul bronzluğu seviyorum ama o kadar boşa harcayacak kadar değersiz değil zamanım diyorum...

Aferin bana!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails