10 Eylül 2009 Perşembe

Köşe Yazarı Olmak


Mehtap Erel kimdir? Şahsen ben kendisiyle Newsweek Türkiye ile tanıştım. Uzun süredir yazmak istedim kendisi ile ilgili ama olmadı. Kendisini tanıyanlarınız vardır elbette, kendisi ev hanımı bir çocuk annesi.Fotoğrafta da oğlu Atahan'ı görebilirsiniz.Genelde oğlu ve eşi ile ilgili ve güncel olaylarla alakalı yazmakta. Aslında kendisi de bir blogger, zaten bloggerlıktan köşe yazarlığına terfi etmiş.Acaba ben de bir gün edebilir miyim? Sanmam...

Aslında olabilirim de bunda sanılmayacak bir şey yok ama biraz güven lütfen...
Bir kaç kitabı olan, okudukça okumak istediğim bir yazar kendisi. Bu haftaki NW'de oğluna "din" konusunu nasıl anlattığını ve oğlunun artık teravihe her gün akşam gitmek istemesini anlatmış yine tatlı diliyle.Tabii ağır taşlamaları da söz konusu.Oh iyi etmiş!Kalemine sağlık...

Ay seviyorum ayol bu kadını. (Şuh bir kahkaha mı atsam!)/(Yok artık!)
Kahve içiyorum yine mis gibi. Badem ayaklarımın dibinde kahveme sulanıyor, bir yandan da badem yiyor. Hayvancağız kendini iyice insan sandı, hoş, insanlar hayvanlaşıyor, bırakalım da Badem'de insanlaşsın!

Atv açık kanal olarak da, Paşam'ın en güzel anlarını izliyorum Elveda Rumeli ile.Ah ah!Bir yandan da yeni sürdüğüm ojelerime bakıyorum, bu renge bayıldım gittim.Sedefli pembe, She'den aldım. Kodu, 501. Tam yaz rengi.Sonbahara girerken, bu renklere daha bir ilgim oldu, acaba güneye iniyoruz diye mi içimden bu renkleri daha da sevmek geliyor? Bi de turuncu aldım, kodu, 511. Ama bu pembe rengini daha çok sevdim.

Az önce fragmanlarını izlediğim bir dizi oldu, izleyeceğimden değil bu diziyi ama çalan müziği sevdim. Orjinali Kürtçe imiş ama Türkçe sözleri yazmışlar, acaba bu da mı bir Kürt açılımı?

Aha...

İtimiz yine çıldırmış vaziyette, Cola'nın promosyon hediyesi olan penguen ile deli gibi oynuyor. Çok seviyor bu oyuncağı yahu!Ah bir de oyuncağı bana getirip sonra at-tut oynamak istemesi olmasa..Hele bu saatte...
Hoş, bizim itimiz saat kavramını yitiren bir canlı. Sahur vakti daha çıldırıyor. Alıştık...

Aha...

Alışıyoruz değil mi?

Özlemlere,acılara alıştığımız gibi...

Sevgili Mehtap Erel'i okumak istedim yine. Ne alaka? Bilmem ki...
Ama ben de köşe yazarı olmak istiyorum, editör de olabilirim. Olabilirim neden olmayım? Vakti zamanında okul gazetesinde yazıyordum, sonra editörlüğe terfi etmedim mi? Ee bloggerlıktan bir gazete ya da dergide köşe yazarlığına giden yolda hızlanabilirim di mi?

Devil Wears Prada diye bir film vardı, orada bir kız vardı.Ah adını unuttum, sıradan bir kızdı, sekreter oluyordu falan filan, sonrasında baş asistan oluyordu. Ben de onun gibi olabilirim ki...

Aha...

Ama yazmayı seviyorum, kimi zaman politik kimi zaman laylaylom yani herşey hakkında yazmayı seviyorum...

Yaşasın yazmak...

2 yorum:

  1. Newsweek Türkiye'de yazıyorsa zaten standardın üstündedi.

    Yeniliklere ve okur görüşlerine açık bir dergi, kimbilir, bakarsın senin yüzüne de güler şans.

    Aramızda kalsın, benim de sinema blogumla alakalı hayallerimden birisi bu, bir gün bir sinema dergisinde yazmak.

    Nasip!

    Tabi onlar seni farketmezse, senin onlara göz kırpman lazım bir yerden sonra.

    İnşallah ikimizin de hayalleri suya düşmez :)

    Kubilay.

    YanıtlaSil
  2. @Kubilay:),

    Kesinlikle yüksek kalitede olduğuna inandığım bir dergi NW, sonuçta Türkiye'de adam gibi yazan ve yorumlar yapan ciddi dergilerden birisi...

    Kim bilir, ben de bir gün bir şeyler yapabilirim...

    Nasip dediğin gibi...

    Belli mi olur seninle aynı dergide, farklı köşelerde buluşuruz;)

    Göz kırpacağım ama henüz daha pişmedim, kitap yazmaya çalışıyorum kendimce...

    İşte o zaman belli olmaz ki...

    Güzel desteğin için teşekkür ederim:)

    YanıtlaSil

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails