5 Eylül 2009 Cumartesi

Karikatür & Taşlama

Günaydın blögcan.Gece boyu uyuyamadım, bir o yana bir bu yana döndüm durdum. O yüzden benden bugün mantıklı yazılar bekleme. Hoş, normalde de çok saçmalayan birisiyim değil mi?!

Az önce her zamanki gibi gazete okuyordum, sevgili Bülent DİZGİT'in kaleminden bu karikatürü seninle paylaşmak istedim. Aslında bu konuyla da uzun uzun yazmak istiyorum. 2 gün önce yeni zamla uyandık yine. Emekliye bilmem yüzde kaç kırıntı gibi zam veren bu veriyor, sonrasında da yeni zamlara ortam yaratıyorlar. Tabiri caizse, kaşıkla verip kepçeyle almak derler;bence bunlar kaşıkla verip kepçeyle göz oyuyor.

İnsanlar nasıl geçinecek, ne yiyecek ne içecek diye düşünmüyor kimse. Niye düşünsünler ki, herkesin tuzu kuru! Artık elzem ihtiyaçlar haricinde, inanmıyorum ki insanlar har vurup harman savursun. Düzeltiyorum, amaç har vurup harman savurmak da değil ama ben yine inanmıyorum ki elzem ihtiyaçlar karşılansın. Tamam, kabul ediyorum, biz de marka giyinmeyelim, gidip bir yerde kahve içmeyelim, iyi de nefs denilen bir öğe sadece kalbur üstü insanlarda mevcut olan bir değer değil ki...

Her insanın hakkıdır yaşamak mottosu altında bas bas bağıranlar nedense insanlara it kadar değer vermiyor. Hoş, tenzih ederim. İt derken... Kesinlikle ben canlı sever bir yapıya sahibim.Yaradan'ın verdiği her cana saygım sonsuz! Dini alet ederken sırf koltuk kaygısına, dinden bihaber olan insanların bu kadar rahat olmaları beni benlikten çıkaran!

Açılımlar olsun, insanlar huzur içinde mutlu yaşasın tamam! Ama zaten yıllardır,asırlardır bu insanlar kardeş olarak yaşıyor ki! Araya nifak sokanlar, bürokrasinin de gücüyle alttan alttan bize sokmuyor mu? Evet, her gün zamlarla ve bilimum hedeyle bir güzel tacize uğramıyor muyuz? Farkındayız da ne yapalım değil mi? Elden ne gelir ki? Bir başka seçimde kozlarımızı paylaşacağız di mi? Bırakın bu ayakları ya! Her seçimin ardından sadece yeni yeni farklı farklı girdiler olmakta bünyeye...

Bilmiyorum ne olacak nereye gideceğiz? Sonumuzu hayra çıkarsın Rabbim, insanlara vicdan versin ama bilmiyorum. Bence Yaradan herkese eşit vicdanı veriyor ama herkes kendi kredisini farklı şekilde kullanıyor. Yoksa, torpil yapmak gibi bir durum söz konusu değil!

Allah katında hepimiz eşitsek, diğer dünyaya giderken kefenin cebi yoksa, bu dünyadaki bu sidik yarıştırma telaşı nedendir? Halka, insanlığa yapılan bu haksızlık, saygısızlık nedendir? Eşit okuma hakkına sahipken neden sadece torpili olan ya da en çok bağış yapanlar okula ilk kaydolanlar? Neden birisinin ebesi dedesi hükumetle alakalı diye o atanır ya da nasıl olur da Müslümanlık bu kadar politik bir araç olur?Neden karanlıklar aydınlatılmaz da her aydınlık kapatılır? Demokratik bir ülkede yaşarken bu anti-demokratik faaliyetler vardır?

MUTLAKA hayatta tezatlıklar olmalı. Mutlaka farklılıklar olmalı! Ama siyahla beyaz bile yan yana yıllardır en çok yakışan renk iken bu farklılıklar neden sorun olmalı?! Neden birisi kara bir kaşığa ak dedi diye olay farklı boyutlara çekilip talihsiz konuşmalar yapılmalı? Ve sonucunda neden ezilen taraf tartışanlar değil de kendi kabuğundaki sessiz halk olmalı?Ne yapalım, sokaklara dökülüp haddimizi mi aşalım? Huzur devleti olmaktansa kavga gürültü ile mi adımızı andıralım? Yapmayalım! Ama lütfen artık biraz vicdan sahibi olalım!

BU ARADA gelen bu zamdan sonra beklenen doğal gaz zammı da kapıda! Ucuzken kartlarınıza yükleyin derim. İzlenen politika nedir, benim kafam politikaya da basmaz ama ne zaman elektriğe zam gelse direk doğal gaza da geliyor.Tabii bu bir varsayım. Hoş, kış geliyor, normaldir bu zamlar. Ramazan öncesinde gelen zamlar gibi bu da doğaldır.Diyecek söz kalmadı dahasında,aslında var ama denmiyor,cidden Allah yardımcımız olsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails