6 Eylül 2009 Pazar

İyilik vs Kötülük

(Les Fleurs Du Mal)

Aman da aman...

İnsanlar nasıl da iyilik perisi olmuş. Daha öncesinde de bahsetmiştim ya insanların Ramazan Ayı'nda bir melek olmasını. Anlam veremiyorum. Az önce bir arkadaşımın ballandıra ballandıra ne kadar iyilik yaptığını anlatmasına tanık oldum. İnanamadım! Şaşırdım kaldım cidden. Kabul ediyorum ben de kimi zaman yazılarımda bu sene boyunca yaptığım sosyal çalışmalarımı anlatıyorum. Ama farklı bir durum söz konusu! Ben bakın mükemmelim demek ya da ben bunları yaptım oh oh demek için yazmıyorum ki zaten siz beni anlıyorsunuz. Amacım belki benim gibi destek vermek isteyenler olur da neleri nasıl yapacaklarını bilemezler de belki onlara yardımcı olabilirim diye yazıyorum.

Zat-ı muhterem arkadaşım normalde gerçekten duyarsız olmasına rağmen, bir anda bu ayın ne kadar kutsal olduğundan ve bilmem kaç aileye bilmem kaç liralık yardımda bulunduğunu anlattı. Aferin! Helal olsun, ellerine sağlık da bana ne! Bunları ballandıra ballandıra anlatınca acaba O'na olan saygım mı artacak diye bekliyor. Normalde kesinlikle bu kadar katı ve ön yargılı değilim ancak bu kişiyi biliyorum. Ha yanlış anlaşılmasın, amacım birilerini çekiştirmek değil, arkadaşımın adını da burda açık açık veririm ki emin olun kendisine de gerek taş atarak gerekse açık açık belirttim bu konudaki fikrimi. Madem o anlattı ve yayarak kelimeleri konuştu, ben de fikrimi söylerim değil mi?!
Tuhafız cidden tuhaf!
İyiliği insanların gözüne soka soka yaparız ya...Hiç hatrımdan çıkmaz. Yıl 1991. İlkokul 1.sınıftayım. Okul müdür yardımcımız olan hoca sınıfa gelir. Sınıf arkadaşlarımdan bir kaçını tahtaya çıkarır ve onlara bütün sınıfın önünde kışlık mont, kazak gibi hedeleri verir. Verir de acaba o çocukların ne hissettiğini bilir mi? Bana verilmemişti, çok şükür! Ne tuhaf şükür diyorum, acaba ihtiyaç duymadığım için mi yoksa orda o halde olmadığım için mi şükrettim?! Aralarında bir arkadaşım vardı, babası apartman görevlisiydi ama o dönemler "kapıcı" denirdi. Adını da hatırlıyorum hatta görüşüyorum da kendisiyle. Çok ağlamıştı. Tam önümde otururdu.Sırasına kapanıp hüngür hüngür ağlamıştı. Sevgili sınıf öğretmenimiz sonrasında, müdür yardımcısıyla tartışmıştı. E be adam senin odan mı yoktu?! Olmadı velisini çağırsaydın gizlice verseydin. Hem anne baba da çocuğuna hediye almış gibi olmaz mıydı?!İşte diyorum ya mantık mantık! Offzz...İçim sıkıldı...
Bunları hatırladım ve ben de asla kabalaşmadan ama sivrice arkadaşıma saydım!Oh rahatladım!
Şimdi arkadaşımın yaptığı iyilikleri Rabbim kabul etsin ama bu kadar göstererek yapmasaydı keşke!!!Aklıma bir an,Joseph ROUX'un sözü geldi,"Kötü kazanabilir.Ama üstün gelemez."

Daha da ne denir ki?!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails