17 Ağustos 2009 Pazartesi


Ne yazacağımı bilmiyorum yine blog.
Belki alışkanlık belki de içimdeki tuhaf dürtüler doğrultusunda hemen sana yazmak birşeyler anlatmak istiyorum ama neyi nasıl anlatacağımı bilmiyorum. Belki de aynı tümcelerle ya da farklılarıyla aynı şeyleri ifade ediyorum. Etmez olayım! Bu dar boğaz olmaz olsun da ben de etmeyeyim ama işte bilmiyorum.

Birileri "Büyüyünce geçer!" dedi, geçer elbet ama hep geçmesini beklemedim mi? En zor anımda hep geçer diye kendimi avutmadım mı? Yorulduğumu biliyorsun artık blog, bunu bir daha dile getirmek saçma ama bakıyorum da insanların çoğu zaten yorulmuş.Yorgun bedenler söz konusu. Anlamsızlıklar içinde anlam aramak ne diye? "Anlamsızsın işte" diyorum kendi kendime.Bir kitap da bundan bahsediyordu bir yazar. Hangisiydi...Bir dakika hafızam taranıyor...

Taranıyor...

Taranıyor...

Hıh! Tamam, buldum; Psikiyatr Mustafa Ulusoy'un, Giderken Bana Birşeyler Söyle romanında bundan bahsediyordu. İnsanın kendisi ve içindeki ruhi mücadele sonucundaki ölümü anlatıyordu.Anlatıyordu da okuyunca insan daha mı daha mı karışıyordu. Bilemiyorum ki...

Hangi yerde, hangi şehirde bilemiyorum ama bir yerde de ne diyordu, Eğer giderken aldırmıyorsa, hiç anlamın yokmuş... Valla ben burdayım giden kalan sağların da canı sağolsun. Ama ama çok bunaldım, acaba ben mi gitsem? Gitsem de kurtulsam mı, şu hengameden nasıl kaçsam...Nasıl kurtulsam be!

Atıp satsam mı? Satıp kaçsam mı? Nereye kaçacaksın? Nereye atacaksın?

Off yoruldum ya...

Sıkıldım...

Peki iyi de bunu biliyoruz, biliyoruz...Ne alaka bu blog? Yani, neden bu blogu neden yazıyorsun? Yani, zaten herkes, artık herkes senin bu aralar ne kadar yorgun olduğunu, yorulduğunu bilmiyor mu? Biliyor biliyor da...

Az önce radyoyu açtım, FD yine, Dipteyim Sondayım Depresyondayım'ı söylüyordu. Söylüyordu...

VE beni de zorladı...
Yaz be yaz be yaz dedi...
Yazdım...

Sadece saçmaladım...

"Saç-Malanmaz..." diye salak salak espriler yapardım bir ara ve gülerdik salak salak...
Ay salak salak gülmeyi de özledim...

---
Oysa, şimdi sadece bulunduğum duruma gülüyorum...

---
VE şimdi de Mirkelam,

Hayat insana her an gülmüyor hemen bir sevgili vermiyor

söylüyor...

İyi ya...
Susuyorum...

Aaa...Yak bir sigara rahatla!

Saçmalama!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails