13 Ağustos 2009 Perşembe

Mutluluğun Resmi

"Mutluluğun resmini yapabilir misin Abidin ?"demiş Nazım. Abidin Dino 'da cevaben:

".....Gidebilseydik meserret kahvesine, İlk karşılaştığımız yere
Ve bir acı kahvemi içseydin.
Anlatsaydık O günlerden, geçmişten, gelecekten,
Ne günler biterdi, Ne geceler...
Dinerdi tüm acılar seninle
Bir düş olurdu ayrılığımız, Anılarda kalan.
Ve dolaşsaydık Türkiye'yi Bir baştan bir başa.
Yattığımız yerler müze olmuş, Sürgün şehirler cennet.
İşte o zaman Nazım,
Yapardım mutluluğun resmini
Buna da ne tual yeterdi; Ne boya... "

şiirini yazmış ; sanıldığının aksine, resim yerine...

---
Ne güzel bir tablo değil mi?
Tabii öyle...Üstad yaptı bunu, boru mu?
Ama az önce farkettim ki Usta'ya saygısızlık olmazsa, mutluluğu uzaklarda, o tabloda aramak gerekmez;her anne, bebeğini kucağına aldığı anı hatırlasa en büyük mutluluğun ne olduğunu bilecektir. Acaba nasip eder mi Yaradan bana da bir gün? Her ne kadar bir bebeği, bir meleği aldığım zaman kucağıma içimden birşeyler aksa da, bir gün kendi bebeğimi de kucağıma aldığım da -ki alabilecek miyim?- duygularım nasıl daha da akışkan olacak bilinmez, ama tahmin edilebilir ki o an mutluluğumun doruk noktası olacak...

Rabbim anne olmak isteyip de bu duyguyu yaşayamayan herkese bir evlat bir can versin.
Haddimi aşacağım belki, belki haş'a Yaradan'ın işine karışmışım gibi olacak ama,
Tavşan gibi çocuk doğuran ve geleceği ne olacak ne olmayacak diye aldırmadan bu çocukları çocuk yurtlarına mahkum eden kişilere de annelikten mahrum kılsın...

Erkek olmak isteyen kimmiş peh! Hangi erkek bu duyguyu tadabilecek ki?!

Yaradan'ın biz bayanlara bahşettiği bu lütufu herkesin tatması dileğiyle...

Coştum mu ne?!

Aha...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails