27 Ağustos 2009 Perşembe

Duygu Yüklü Anlarımdan Bir An...



Evet, bu saatte gaza geldim. Saat 02.51...Annem ve Miniko halen uyuyor.Umarım birazdan uyanırlar. Sahur yapacağız. Seviyorum ya ben bu ayı, demiştim bunu di mi?!


Az önce bahsettiğim bloglardan sonra aklıma kendi öğrencilerim geldi, benim görev yaptığım okul kaynaştırma sınıflarına sahip olan bir okuldu. Artık bilindiği üzere,devlet sağlıklı ve sağlık sorunları olan öğrencileri bir arada tutmak ve onları dışlamadığını göstermek adına, akıl sağlığı yerinde olan öğrencileri de düz liselere almakta.Göreve başladığım ilk zaman bunu çok yadırgamıştım, çünkü bana ne öğrencilerim ne de sınıfların durumu hakkında bilgi veren bir rehber öğretmenim yoktu ki öğrendim stajyer,yani göreve yeni başlayan öğretmenlere bir rehber öğretmen verirlermiş.Sınıfa girdiğim an tuhaf hissetmiştim. Çünkü bir öğrencimin yanlış iğneden dolayı kolu yoktu, gözleri görmeyen öğrencilerim ve hatta bir de mayına bastığı için bacağını kaybeden pansiyonda kalan bir öğrencim vardı. Hepsinin kulakları çınlasın...


Zamanla her birini tanıdım ve aralarında beni en çok etkileyen 2 öğrencim vardı. Birisi henüz 10.sınıftaydı, artık 11 oldu, diğeri ise son sınıftaydı. Öğrendim ki 10.sınıfta olan öğrencim kendi döneminin okul 3.sü ve son sınıfta olan öğrencim kendi döneminde 4 yıldır okul birincisiymiş. Öyle de oldu zaten, kendisi okulu 1.likle bitirdi.Ve dahası, Erciyes Üniversitesi Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği'ni kazandı. Bunu gözleri görmeyen sevgili öğrencim yaptı. Ve diğer öğrencim karnesinde sadece 1 dersi 4 düşürdü ve yine okulda iftihar tablosuna girdi. (4 düşürdüğü dersi de Milli Güvenlik, olacak iş mi yahu!) Düşününce, onlar o kadar zorluklarla neler yaparken, sağlıklı öğrenciler neler yapıyor?! Her daim bu öğrencilerimi, diğer öğrencilerime gururla anlattım. Örnek olması için hep onları sohbetlerin baş kahramanı yaptım. Bilmem fayda sağladı mı ama yaptım! Kendi hayatımdan ve onların hayatlarından örnekler verdim.


Aynı okulda görev yaptığım biricik ablam, güzel idolum Rehberlik hocamız, vakti zamanında, bir proje yapmış, daha doğrusu ne denir bilmem ama Engelliler Haftası'nda mini birşey yapmış.Sevgili yeni meslektaşımı, öğrencimi daha iyi anlayabilsin diye öğrencilere minik bir deney yapmış. Gözleri gören öğrencilerin gözlerini bağlamış ve engelleri aşmasını istemiş ama her biri engellere çarpmış ve başaramamış ama sevgili öğrencim başarmış, o an ne hissettiği sorulduğunda, "Hocam arkadaşlarım benim dünyamı ziyaret ettiler" demiş.

Evet, hamdolsun...Ve ben diğer öğrencime bir soru yöneltmiştim, imkanı olsa ne isterdi acaba diye, sonrasında pişman olmuştum ama öğrencim büyük bir olgunlukla, "Hocam sakın kendinizi kötü hissetmeyin, ben sadece 1 dakika annemi görmek isterim" demişti. Ve bu öğrencimin de annesi babası ayrı idi. Ne pot kırmışım! Ama benim olgun öğrencim niyetimin kötü olmadığını anlamıştı. Ah Rabbim başarılarını daim etsin...Geç oldu ama sizleri şakır şakır alkışlıyorum, kutluyorum kardeşlerim, biricik öğrencilerim...


İşte bu yüzden seviyorum mesleğimi...Herkesi görüyorum, herkese yardım etmeye çalışıyorum...
Lütuf bana bu meslek...


Bu mesleğe sadece para kazanmak için garanti meslek diyenlere, böyle düşünenlere kızıyorum. Çok kızıyorum, hissetmeden nasıl yapılsın bu meslek! İdealistlikse idealistlik, salaklıksa salaklık...Seviyorum!
VE Rabbim nasip etsin, atamam olsun yeniden, bu sevgimde herkese örnek olsun!!!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails