23 Ağustos 2009 Pazar

Davul Konçerto!

Günaydın sevgili blogcan,
Bugün sersem gibi uyandım, her yerim ağrıyor, sanki tır altında kalmış gibi hissediyorum. Evet, halen gribim ve halen bademciklerim şiş. Anlayacağın çok da düzelmedim, düzelemedim. Ama ne yaparsın hayat...

Çok özledim bi de...
Az önce sevgili Kupa Kızı'nın yazdığı şiiri okudum da ellerine sağlık ki!!!Ne güzel anlatmış, cidden ellerine sağlık! Off ne tuhaf bir gün bugün yine...

Dün gece her gece farkettiğim, bazı bazı insanın sinirlerini hoplatan birşeyi anlatacağım. Bilindiği gibi, Ramazan Davulcusu adettendir, aslında vakti zamanında sahura kalkmaya üşenen ya da sahura kalkamayan halk için padişahlar tarafından çıkarılan bir gerçektir davulcu.Ne güzel de akıl etmişler, nur içinde yatsınlar ama bizim davulcu başlara bela! Biz kardeşimle yatmıyoruz, yani belli bir saate kadar oturup sahur yapıp öyle yatıyoruz. Ama nedense davulcu bey amca bizim camın önüne geliyor çaldıkça çalıyor. Hatta öyle ki dün akşam merak ettim sordum kardeşime, "Acaba bu adam bizden düğünlerdeki gibi para takmamızı mı bekliyor?" diye.

Anlamıyorum ki neden böyle yapıyor? Ve en azından 30 dk boyunca devam ediyor, ama bu kadar yoğun bir davul sesine ben sadece birkaç düğünde rastladım budur şaşkınlığım. Neyse, Allah'tan sonra gidiyor emmimiz de rahatlıyoruz az buçuk. Yoksa davul eşliğinde Badem bey'in konçertosunu dinlemek zorunda kalacaktık. Hoş, her gece öyle ritimsiz bir davul sesi geliyor ki Badem de korkuyor sanırım ve başlıyor hav da hav...

Cidden başım beynim beter halde...Oruç bana yarıyor yaramasına da fiziksel olarak zorluyor sanırım...
Ah içim huzurlu olsun da varsın bedenim acı çeksin...
Şimdilik bana müsaade...

PS: Ana, bu benim 100.blogum olmuş! Hayırlı olsun, 100 olsun 1000 olsun!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails