31 Ağustos 2009 Pazartesi

Gitmeden Önce...


Günaydın blögcan,
Uyanalı çok olmadı aslında, hoş, uyanmak da istemedim. Bir türlü kalkamadım yataktan ama mecburen zorladım bünyeyi, malum bugün gidiyoruz. Zaten annem de küstü bize, haklı aslında ama elden birşey gelmiyor yine. Bizi okutan ve bu günlere gelmemizi sağlayan annem ama bizimle gelemiyor, malum peder bey geliyor ve hadi birbirlerini görürlerse, Allah muhafaza!Offzz...
Birkaç parça eşya koyduk mini bavula, ne koyacağız ki başka....Ne zaman bavul desem aklıma sevgili Gımızı Momol'un şu dizeleri geliyor aklıma,

bir bavul hazırladım dün gece
geçmişi en altta bıraktığım
üstüne yeni yaşanmışlıkları koyduğum
tüm varlığımı içine sıkıştırdığım
aşkları, özlemleri özenle katladığım
ihanetleri, acıları kırışık attığım
ikimize de yer verip, umutla kapattığım
bir bavul hazırladım dün gece

Burdan sevgilerimi sunuyorum Momolcuğuma. Aslında sadece bu şiirini sevmiyorum, yazdığı her kelimede ben kendimi buluyorum çoğu zaman ve her yazdığı kelime beni mutlu ediyor. Selam olsun Momolcuğum!!!

Az önce Aslı Güngör'den, Ah Bu Çalan Şarkımız'ı dinledim. Şimdi de o kadife sesiyle Bendeniz, BAZEN, söylüyor. Ben de bir burukluk, bir tuhaf acı oluştu nedense...

Offzz...
La havle o zaman, ne yapalım...

Az önce iyi olmayan bir haber daha aldım. Canım iyice sıkıldı. Offzz...

Tamam, tamam...

Yola çıkıyoruz birazdan, ne kadar zaman yokum bilmiyorum demiştim sanırım öncesinde, o yüzden şimdilik veda ediyorum sizlere...

Lütfen lütfen dualarınızı esirgemeyin!!!

Sevgiyle kalın,

Aha...Kahkamı Attım?!


Aha aha...
Halen aynı havadayım. Cidden çılgınlık patlaması mı yaşıyorum ne?
Maskemi taktım, 2.ruh haline taktım vitesi...
Aha...

Az önce kardeşim Seni kim gaza getirdi şımardın iyice dedi.
Ben de o an her zamanki iğrenç esprimi yaptım, Ben gazla mı çalışıyorum;
VE sonrasında nasıl kahkaha attıysam ayaklarımın dibinde uyuyan Badem bey havladı, uyandı...

Aha...

Şu an iyice gaza geldim, gaz bize gelmedi.Aha...
İğrencim!!!

Rütbeni Bileceksin çalıyor...
Haydi maskeleri takalım, mutluluk ve çılgınlık için 2.vitese takalım ve bas gaza...

Aha...

Gülmeyi özlemişim...Böyle saçma sapan ruhani çalkantılar yüzünden gülsem de özlemişim...
Haydi ama bas gaza sen de blög!

Aha...

Ego & Tevazu


Bayılıyorum ya mavi ve tonlarına...
Hele turkuaz...Oooo beybi...
Yahu bir bayan canı sıkılınca ne yapar? Ya yemek yer, yemek yapar, ya alışveriş yapar ya da oturur morali bozuksa eğer makyaj yapar.Az önce çok sıkıldım bunaldım, gittim kendime süper bir makyaj yaptım. Saçlarım sarı oldu olalı, gothic tarzı bırakıp biraz daha doğal makyaj yapmaya başlamıştım, ama bu an esti. Önce çingiş pembesi ojeleri çıkarıp tam kırmızı ojelerimi sürdüm, demiştim ya bu yazımda, ordan kendime kırmızı oje ve RED 2000 kodlu kıpkırmızı bir ruj almıştım. Oh kırmızıları sürmüşken, siyah eyeliner, mascara ve göz kalemiyle de süper bir makyaj yaptım. Yahu ben nasıl tatlı bir hatun oldum. Ah evet moralim düzeldi.İlginç!Bilseydim öncesinde böyle kendime bakardım.Sonra, bir yandan kahve içtim,bir yandan da Kral'da çıkan dımtısdımtıs havalarda oynadım.Tabii webcam sayesinde de kendimin bu şebekliklerini kaydettim ana belleğe!

Yahu biz bayanlar minnacık şeylerle ne çabuk enerji doluyoruz ve bu minnacık şeylerden nasıl da mutlu oluyoruz. Ah ah bizi anlamayanlar utansın diyorum ya!Cidden ama baksanıza, böyle bir iki saçma sapan şeyden bile bir anda motive oluyoruz ama bu motivasyonu da hemen kırmaya meyilliler var. Bayanların sırf moral olsun diye yaptıkları bu ufak tefek hedeleri saçma bulduğunu belirten kimseler var ya onlara bu sözüm! Yahu biz mütevazi ve yüce gönüllü insanlarız, hiç öyle abartı birşey istemiyoruz, iki tatlı söz bir gülümse yetiyor. Tabii tenzih ediyorum bazıları öyle değil, akılları para da pul da, ama onlar bizden değil ki ehe ehe...

Yahu seviyorum ben kendimi cidden ya!
Hani derler ya, "Seni sevmeyen ölsün!" diye...
Ne diyeyim, beni sevmeyen olursa, hatta hatta beni kaybeden olursa, ölmesin, çok yaşasın!Çok yaşasın ve beni kaybettiği her gün için eşekler gibi pişman olsun!

Aha...
Aha...

Yaşasın egoizm!!!
Yaşasın kendi egosunu kendisi şarj eden NoNeLeSS!!!

30 Ağustos 2009 Pazar

Hayallerden Bir Kare III...


Renklerin uyumu haricinde ne hoş bir bahçe di mi?!
Aslında şu an ne uyuma ne de farklı birşeye takabilecek durumdayım. İçimdeki sıkıntıyı anlatamıyorum ki...

Bir zamanlar bana ait olabilecek, istediğimde "benim" dediğim bir bahçem vardı.
BELKİ de ben öyle sandım, bir an öyle hissettim öyle düşündüm.
Vardı ama ya...Kirazlar vardı kocaman kocaman.Tadına bakmasam da gördüm ki...



---

Yarın Mersin'e gidiyoruz, dolayısıyla bilmediğim gün kadar yokum buralarda. İnternete girebileceğimi sanmıyorum, hoş, orda ne durumda olacağımı da bilmiyorum.O kadar korkarak gidiyorum ki aslında. Zaten kardeşime yurtta çıkmadı,bilmiyorum artık offzz...

Keşke bir bahçem olsa yine, çok bunaldığımda kaçsam gitsem, bir fincan kahve ile o bahçede stres atsam. Hatta böyle minicik bir evim olsa, terasına çıksam, yağmur çiselese...Ben kahvemi yudumlarken o yağmurun mis kokusuyla yazılarıma devam etsem...

Yine hayal ya...
Ben gidip bir sigara içeyim...

Hayallerde köşelere sıkışıp kalsın yine...

İşte "AÇILIM" Budur!!!


Hayran olduğum, dinlemekten gerçekten zevk aldığım "gerçek" sanatçılardan birisidir Hayko Cepkin. Bir kez daha kendisine hayran oldum, Ramazan Ayı'na özel "Demedim mi" isimli ilahiyi kendine göre cover yaparak muhteşem şekilde söyledi. Günde kaç kez dinliyorum, inan sayısını bilmiyorum. Normalde ne yazık ki ilahileri sevmiyorum, çok nadir beni benden alan ilahiler oluyor,nedeni ilahileri seslendirenler.Kesinlikle sanatlarına saygım sonsuz ama sevemiyorum yapacak birşey yok.Hayko'yu tanımayan yoktur sanırım ama detaylı bilgi almak isteyenler buraya tıklayabilir. Facebook'ta Hayko'nun son videosunu paylaştım ve altına her daim düşüncelerine saygı duyduğum, bu sene beraber görev yapma şerefine eriştiğim Serap hocam şu yorumu yapmıştır:

"yıllarca kilise korosunda ilahi söylemiş olan Hayko Cepkin inanılmaz güzel seslendirmiş ilahiyi. böylelikle allah aşkının bütün dinlerde aynı olduğunu ve aynı şekilde seslendirildiğini göstermiş oldu.işte bu adama bende bu yüzden bayılıyorum. gerçek Türkiye Ermenisi böyle olur."

Ve altına sevgili kuzenim, geç tanıma fırsatını yakaladığım Arzu ablacığım da şu sözleri yazmıştır:

"açılım" böyle olmalı...

Daha ne denir ki? "İnsan" tarifine en çok yakışan isimlerden birisi Hayko işte!
Ve dinlemeyenler ve yeniden dinlemek isteyenler için tıklayınca gelsin, Hayko'dan Demedim mi...

Pazar Sendromu ve Depresif Haller


Şu an son ses açtım müziği, playlistte ne varsa karışık dinliyorum. Az önce Deniz Seki'den "Kayboldum" çıktı. Ah tam benlik bir şarkıydı, ah ne güzel bas bas bağırarak söyledim. Oh mis söyledim!

Yılları önüme kattım yola koyuldum

Takvimdeki yapraklar benim umudum

Hep sevdim sevdim sevdim

Sayıp unuttum

Sıkıldım hayattan…

Tam benlik işte. Cidden ben de sıkıldım hayattan,hayatımda ne iyi gidiyor ki blögcan? İş,aşk,aile...Ya yok cidden yok bugün de depresif hallere büründüm, oysa dün sabah ne kadar umutluydum ya...Şimdi de sayın Seki'den "İmkansız" çalıyor, çalsın bakalım...

imkansızsa gücün yoksa

en baştan denemeyelim

biraz zoru görünce hemen pesmi edelim

uzaklaşmaya çalışma daha da bağlıyor
sen üzülme diye gönlüm geceleri ağlıyor
görmezden gelme kalpte yananı
kaç gün bilirmisin ömrün geri kalanı
emek olmazsa bizde olmayız
büyük olur büyük dağların dumanı

Offzz ya...Bazen hayat cidden herkesin en son noktasına dek zorlamayı seviyor, sevsin, bu da benim sıram diyelim ama ben sıramı savalı çok olmadı mı blog? Yıllardır depreşen sancılarıma bir çare bile bulamadan yenilerini neden ekliyoruz? Offzz...Ben ben özledim ya aşkımı çok özledim! Bari o elimden tutsaydı şu zor zamanlarda ama yok! Offzz...Neyse ben susacaktım di mi?! Ama sana susmayacağım ki, sen benim sahip olduğum tek şey değil misin artık?! (hüngür)

VE evet yılın şarkılarından birisi geliyor sizlere, Yak Gel!!! Bugün hep yerli müzik dinliyorum. Az önce, mesajın ardından, Bahar'ı dinledim Özlem Tekin'den ve öncesinde yine Deniz Seki'den Acele! Playlistime kurban olayım, tam modumda çalıyor ki! Yak gel diyor diyor da ah Funda yak gel ne olur! Offzz...

---

Aslında bugün farklı birşey oldu. Yaklaşık 3 senedir görmediğim halam aradı, babamın küçük ablası, bize gelmek istediğini söyledi, buyurdu geldi de hoş geldi. Aslında bu halamı hep sevmişimdir, hep dobra olmuştur, belki de görüşmek konusunda benim de hatalarım vardı, ama hep bir bakıma kendimi korumak adına firewall kurdum onlara karşı. Çünkü zamanında acı çekerken taraflı baktılar çoğu olaya. Ama cidden severim ben bu halamı, hatta kardeşim halama ve halamın küçük kızına, kuzenime çok benzer.Gerek huy gerekse fiziksel olarak.Hatta, kardeşime, halamın kızı diye bakarlar, o kadar yani!

SAĞOLSUN halam, ben üniversiteyi kazandığımda bana hediye yapmıştı, 2004 yılında. Ve yine aynı nezaketle kardeşime de aynı hediyeden yaptı. Gerçekten çok ince düşünmüş, hatta geldiğinde şaşırdım,özeleştiri yaptı.Diyorum ya bu halam hiç sözünü sakınmayan, dobra bir kadındır. Kendisi artık emekli olmuş, matematik öğretmenidir. Vakti zamanında ben anadolu lisesi sınavlarına hazırlanırken, bir defalığına bana geometri çalıştırmıştı, sonrasında ben gitmemiştim, çok katıydı! Hoş, bizim hiç bir zaman öyle vıcık vıcık bir hala-yeğen ilişkimiz olmadı, olamadı, bunun için suçlu arayacak değilim, artık birilerini suçlayacak yaşı geçtim aslında. Herkesi Allah'a havale etmeyi öğrendim. (Ve Kİ SEN çalıyor! )(hüngür)

Ne diyeyim halacığım, Rabbim seni, eşini, çocuklarını ve o biricik torununu korusun ve hiç kötü gün göstermesin. Senin için dileyeceğim tek şey budur. Diyecek birşey bulamadım...

Bugün yine niyetliyim, Allah kabul ederse, hem ruhen hem de bedenen bir terbiyedir oruç bilirim ama ben halen ruhen huzura kavuşup terbiye edemedim kendimi. Bu çalkantılı haller beni bunaltıyor. Bunalttıkça daha da kasıyorum! Cidden, resmen, gerçekten artık benim psikolojik destek almam gerek! Çünkü gerçekten depresyona girdim, saçma sapan şeyleri düşündüğümü farkediyorum bazı bazı.Sonra,irademi de alıp yanıma zorluyorum ama bazen yenilmekten korkuyorum!Biliyorum, psikiyatristler ne yapacak, kendim kendimin doktoruyum. (Ve Bir Tek SEN Eksiksin çalıyor, Yalın'dan...)(Bir tek sen eksiksin, işim gücüm herşey tamam!)
Evet, biliyorum, bana verecekler birkaç hap, hatta klasik şeyleri önerecekler, yok kursa yazıl, yok kafanı dağıt, iyi de kafamı dağıtsam gerçekten şöyle kocaman bir şişeyi kırıp tamam da yok öyle kurs falan işe yaramıyor hacı.Yahu ne diyorum ben ya! Yok sıyırdım! Offzz...

Offzz...
Ezan okunsa da, bir sigara yaksam. Sihirli Eller kızmıştı, ben de bırakma kararı almıştım ardından, cidden baktım herkes kızıyor bırakacaktım ama dün içtim, hem de bir kaç tane ardı ardına, öyle ki midem bulandı. Ya iyice sapa sardı bu ne blog değil de günce gibi su içtim, yoğurt yedim gibi her şeyi yazdım yok artık!

Sustum!!!

Bahar...


Bir elimde solan çiçekler var

Bogazimda dügümlü sözler var
Gözlerimde bir ince yagmur var
Tomurcuklar açinca dallarda
Yolcular yol alinca yollarda
Bulurum aski baska kollarda
Yüregimde öfken
Yüzümde gölgen
Gidiyorum dönmem
Bahardan önce
Altimda deprem
Ardimda seller
Gidiyorum dönmem
Bahardan önce

Ö.Tekin

P.S: Sevgili B.T'den geldi bu sözler. Bir anlamı var ya da yok tartışmaya bile açmam bu soruyu! Herkes kendi yerini kendisi belirlermiş, kredisi çok olan ve bitmeyecek bir tanışlık bizimkisi belki de...Ne denir, yorumu içinde, yorumu içimde saklı...Ömür boyu Bahar çiçeklerin açsın B.T!Emin ol, sen bile neleri ne kadar hakettiğini bilmiyorsun...

Shut Up!


Cidden artık susuyorum. Susmaktan başka bir çözüm bulamıyorum çünkü.
Her şeye, herkese sabreden ben artık sabrın son noktasını yaşayıp susuyorum.
SUSUYORUM! 
Ne verdiğim emeklere  ne sevgime ne sevdiklerime ne de kendime üzülüyorum.
 Artık cidden sadece susmayı tercih ediyorum.
Bana ne artık kim ne yaparsa yapsın. 

Eşcinseller Kendilerine Karşı

Yüzde 40’ı, tercihini “sapkınlık” olarak görüyor. Yüzde 90’ı çocuklarının eşcinsel olmasını istemiyor.
CİNSEL Tıp Derneği’nin araştırması Türkiye’deki eşcinsellik gerçeğini gözler önüne serdi. Dernek Başkanı Cem Keçe, eşcinsellerin yüzde 40’ının durumlarını “sapkınlık” olarak gördüğünü, yüzde 90’ının da kendi çocuklarının eşcinsel olmasını istemediklerini söyledi. Keçe, eşcinsel olup da karşı cinsle evli olanların oranının ise yüzde 40 olduğunu açıkladı.
5 bin kişiyle görüşüldü
Cinsel Tıp Derneği, Diyarbakır, İzmir, Adana, İstanbul, Ankara, Bursa ve Mersin’de toplam 5 bin kişi üzerinde araştırma yaptı. Araştırmaya katılanların yüzde 48’i kadın, yüzde 40’ı erkek, yüzde 12’si ise biseksüel, lezbiyen, gay, travesti, transeksüellerden oluştu. Anketten çıkan çarpıcı sonuçlar şöyle:
Sapkınlık olarak görülüyor
Heteroseksüellerin yüzde 75’i; eşcinsellerin ise yüzde 40’ı eşcinselliği bir sapkınlık olarak görüyor. Heteroseksüellerin yüzde 40’ı, eşcinsellerin ise yüzde 60’ı eşcinselliğin bilinçli bir tercih olduğunu düşünüyor. Heteroseksüellerin yüzde 55’i, eşcinsellerin ise yüzde 35’i, eşcinselliğin tedavi edilebileceğini düşünüyor.
‘Evlilik hakkı verilmesin’
Heteroseksüellerin yüzde 75’i eşcinselliğe karşı olduğunu açıklarken, yüzde 95’i eşcinsellere kesinlikle evlilik hakkı verilmemesi gerektiğini düşünüyor. Arkadaşının eşcinsel olduğunu öğrenmesi durumunda arkadaşlığını bitireceğini söyleyenlerin oranı yüzde 75.
Eşcinsel çocuk istenmiyor
Heteroseksüellerin tamamı, eşcinsellerin ise yüzde 90’ı, çocuklarının eşcinsel olmasını istemiyor. Eşcinsellerin yüzde 75’i şiddete maruz kalırken, yüzde 90’ı kendilerine karşı ayrımcılık yapılmasından yakınıyor.
Karşı cinsle evleniyor
Eşcinsellerin yüzde 35’i eşcinsel deneyimlerini ailelerine ilk kendilerinin anlattığını, yüzde 40’ı ise ailelerinin başkalarından öğrendiğini bildirdi. Yüzde 40’ı karşı cinsle evli olduğunu söyledi.
Kaynak: Hürriyet
Alıntıdır...
Yorum yapılsın diye yazmadım bu haberi ya da blog olsun diye. Sadece ve sadece bu haberin taraflı olduğuna inandığım için buraya naklettim. İlginizi çeker ya da çekmez, ancak herkesin kendi tercihidir; saygı duyarsınız ama duymasınız bu beni de ilgilendirmez ancak "Onlar" diye ayırt ettikleriniz, dışladıklarınız da bizim gibi insanlar...Bunu unutmayınız...

EY TÜRKİYE! 30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIN KUTLU OLSUN!!!

ATAM'IN EMANETİ!
30 AĞUSTOS ZAFER BAYRAMIN KUTLU OLSUN!


DAHA LAİK BİR TÜRKİYE İÇİN
DAHA AYDINLIK BİR TÜRKİYE İÇİN EL ELE!!!

29 Ağustos 2009 Cumartesi

M.J.


REST IN PEACE, REST UNDER THE LIGHTS OF HEAVEN WITH YOUR UNFORGETABLE MELODIES THE KING OF POP 

HAPPY HAPPY BIRTHDAY IN YOUR NEW LIFE

Paşam...


Az önce haberlerde gördüm yine Paşam'ı. Nedense Paşam'ı ne zaman görsem gözlerim doluyor, beni bir ağlama tutuyor. Bir baktım kardeşim de aynı durumda. O da benim gibi oluyormuş, kardeşim de ağlıyormuş.Tuhaf oluyorum işte, yapacak birşey yok! Seviyorum ben Paşam'ı.Ne olursa olsun,kim ne derse desin, asker olmasa,vatanı, bayrağı ve bizi kim koruyacak diye soruyorum!

Rabbim hepsini korusun, kazadan beladan korusun! Başımızdan eksik etmesin!

Eğer bu blogu okuyorsanız, lütfen şurdan Paşam'ın ne kadar da asil durduğuna bir bakın ve eğer merak ederseniz burdan Paşam'ın kimliğine ulaşabilirsiniz...

Saygılarımla Paşam...

Yorumsuz II...


Kimdir bu hatun bilemem ama ne kadar heyecanlı ve güzel değil mi? Kendisini tanımıyorum, ama meslektaşım. Heyecanla atamasını bekliyor, atanabilecek miyim diye bekliyor. Umarım atanmıştır. Bütün yüreğimle bunu destekliyorum, ah yine ağlamaya başladım offzz...(hüngür hüngür)

Acaba ben de aynı heyecanı yaşayıp yine, bu sefer heyecanla kadromu alabilecek miyim?
Az önce yine sitelerde turlarken bir habere rastladım ve daha da beter oldum. Siz de bu habere bakmak isterseniz, neden böyle kötü hissettiğimi anlayabilirsiniz. Sevgili Beyaz Çiklet meslektaşım olduğun için ne hissettiğimi anlayabilir ama biliyorum aslında her mantıklı insan offzz saçmaladım...(hüngür)


Moralim bozuk blögcan!!!
Çok bozuk...
Hayatta hiç bir şey düzgün gitmeyecek mi?!Rabbim oruçlarımı kabul et, yüreğimi hakkımda hayırlı kıl!!!

Bir Öğretmenin Aşağılandığı An!


Çok sinirliyim çok! Aşırı hem de...
Aslında bugün umut doluydum, sabah büyük bir heyecanla dualarla çıktım yola. Biliyorsunuz sizden de şans dilemenizi ve dua etmenizi istemiştim. Ben de milyonlarca hayır duası ederek çıktım. Tam indim, oh otobüs geldi, şansım yaver gidiyor diye sevinmişken, otobüs ana yoldaki durağa yaklaşırken domates satan bir seyyar satıcıyla kavgaya tutuştu, hem de ne kavga...Polis beyler sonrasında teşrif etti ama geldiler, seyyar satıcı elinde süpürge ile saldırıya geçti...Camlar kırıldı, şoförün gözü morardı falan filan...Ramazan ramazan olmazlar oldu ama neyse diğer otobüse aktarıldık, gittik sonra. Evet, meydandan diğer otobüse bindim gittim. Buldum sonunda gideceğim yeri.
Gittiğim dersanenin sahibi 96'dan beri arkadaş olduğum bir kızın amcasınınmış falan filan.Ağır çalışma şartlarına rağmen, her şeye evet deme modunda gitti dersaneye. Çünkü ihtiyacım vardı biliyordum...


Haftanın 6 günü çalışacaktım, olsun razıydım. Hafta içi 12.00-20.00 arası, hafta sonu da 08.00-18.00 arasıydı. Tamam, emek olmadan yemek olmazdı ama ama yuh diyerek söylüyorum, aylık 300 lira! Aylık aylık, haftalık değil!


Şaka gibi! Küfür gibi! Asgari ücret olsaydı yine tamamdı ama aylık 300 ne demek?! Hem de 2 araçla gideceğim yere! Başka? Tamam, ihtiyacım var ama ben de insanım köle gibi mi çalışacağım?!


Dahası, ben bir öğretmenim. Ben olmasam ne mühendis olur ne mimar ne doktor! Ben bir öğretmenim! Bana biçilen fiyat bu mu? Evet, çok gaza geldin, branş öğretmenisin diyebilirsiniz ama söyleyin bana yozlaşan ve bir türlü ileriye adım atamayan ülkemizde kaç kişi adam gibi İngilizce konuşuyor?! Konuşmayalım mı? Bir Fransız, bir İtalyan ya da bir Hintli şakır şakır İngilizce konuşurken biz "kendi derdimizi anlatacak kadar" olan İngilizcemizle tarzanca mı konuşalım? Ne yazık ki acı ama gerçek! Gerçek bu!!!


Keşke okumasaydım dedirtmeye çalışıyorlar ama asla vazgeçmem!!!



Sadece yazıklar olsun!!!

Şans ve Dua


Günaydın ki...
Birazdan iş görüşmesine gideceğim, ne olur bana "şans" dileyin, evet,bu işe ihtiyacım var ve çalışmam gerek.
Dersane şartları zor ama ihtiyacım var...

Ne olur şans dileyin ve dua edin...

Offzz...

Usta'dan "Beklemek"

Gözler önünde işte
Gittikçe arınıyorum kendimden
Her giden güzelleşir
Gidiyorum güzelleşmek için
Unutulsun diye çirkinliklerim
Gelecek birisi güzeldir
Gelince güzel değil
Hele gelmişse çirkin
Yaşam, ölüm gelecek diye güzel
Ey güzeller güzeli beklediğim
Kaç saatim, kaç dakikam ya da saniyem
Artık ne gelmek ne de gitmek
Yaşamın en zor yanı beklemek
Hiçbirimiz beklemedik doğmayı,
Doğduğumuzdan beri beklediğimiz
ÖLMEK

Aziz NESİN

Ps: Sevgili Beyaz Çikletciğim Aziz Nesin'den sana gelsin bu şiir...Umarım beğenirsin...NoNeLeSS

Elbisemania III

Ve dün akşamda söylemiştim, bütün yaz elbise aradım da bulamadım diye.Bugün de bakarken bakarken buldum ve ah çok sevdim çok ciciler ama!!!Keşke bana bu cicileri dikebilecek bir anneannem olsaydı. Anneannem var da dikecek durumda değil ki...



Yukarıdaki modelin gerek yaka, gerek karpuz kollarına gerekse eteğindeki fırfırlara bayıldım. Rengi de en sevdiğim renk turkuaz. Normalde böyle çiçekli modelleri pek sevmem ama buna bayıldım cidden. Acaba bana nasıl dururdu off..


Ve bu tarz elbiselere daha ayrı bir sempatim var...Adını bilmiyorum ama salaş kesim ve oldukça şık kanımca.Zaren rengi de petrol rengi.Bayılıyorum.Ne yazık ki bu elbiseleri almam mümkün değil, neden biliyor musunuz? Bulamıyorum da ondan;)

Elbisemania II...

Ah bu bayanlar ne tuhaf varlıklar değil mi? Evet,çok tuhafız; ama bizi bu kadar tuhaf yapan,zor durumda bırakan da zaten erkekler değil mi?Yok aslında,etkileşim halindeyiz biz onları üzüyoruz,onlar bizleri değil mi?Etkileşim işte...

Nereden geldi bu cümleler kalemime,yok yok parmak ucuma söyleyeyim.İnanın birşey olmadı, olduğundan değil, sadece bütün akşam kiralık eşyalı evlere baktım, sonra "yetti gari" modunda, kendimi sanal dünyanın sanal alışveriş dünyasına bıraktım. Sonra ciciler buldum. Dün de bahsettim ya elbiseye kafamı taktım ama model bulamadım diye,nette bulabiliyordum ama gerçek hayatta bulamıyorum.Sizinle de paylaşmak istedim.Hoş hatunlar     ama ben de hoşum ki...Ah düğün olsa da şu kıyafeti alsam da ortam kaldırmaz ki buralarda...



Elbisenin ön tarafı  kadar arka tarafı da oldukça havalı...
Her yerden çekicilik fışkırıyor...Siyah renginin ağırlığı da bu elbiseye ayrı bir hava katmakta kanımca.
Hatun da hoş ama elbise daha daha hoş!!!


Özellikle sırt işlemesi, sırtındaki dantellere bayıldım.Yahu cidden ne hoş kıyafet! Offzz istiyorum ya....
Related Posts with Thumbnails