7 Temmuz 2009 Salı

Kapanmayan Yara


Yahu ne kadar sakarım...

Evet, itiraf ediyorum, had safhada bir sakarlık var üstümde... Mutasyona uğramaya başladım sanırsam.Bir insan nasıl olur da biber dorarken, biber yerine parmağını doğrar...

Aha...
İnsan olduğumu nerden çıkardıysam...
Acıdı ama...
Cidden çok acıdı...
Ufff oldu...
Öptüm, geçmedi de...

Efendim, dün bir anda hamaratlık yapmak istedim; kardeşimin deyimiyle, "Yooohhh yohhhh sen yine birşey isteyeceksin, durduk yere bunu yapmazsın". Evet, belki yapmazdım ama yapasım tuttu.Anam, yapsak suç yapmasak da suç...Canım çıksın...

Neyse, sonrasında, Kayseri'yi bilenler bilir;), yağlama yapayım dedim...Hıııım çok da güzel yaptım oh mis! Neyse harcını hazırlayım derken, biber yerine parmağımı kestim. Sakarım, kabul ettim...Ama önceleri farketmedim, sonra ne zaman ki sol elimdeki uygunsuz parmağımdaki koca kesik sızladı, işte o an anladım...

Aha...

Minnacık yara, kedi totosu diyen de oldu ama cık! acıyor...
Ayrıca, estetik bir kesim olmuş farketmedim değil yani... Bir enine bir boyuna bir de derinlemesine...3 çizgi 3 farklı tasarım...

Aha...

Olsun geçer ya...
Ne yaralar geçti o mu geçmeyecek, o mu kapanmayacak?! PEH!
Ama yine de acıdı,acıyor...
Ama biliyorum acımayacak...Bir süre sonra, vücudum D vitaminin gücüyle kapatacak o yarayı...
Peki ya içimdeki yara? Hani şu yıllardır kanayan ama bir türlü kapanmayan...
Hani özlediğim...
Hani o özlememe başka özlemler katarak özlediğim...
Belki de her mutlu anın sonunda beni huzursuz kılan,tamamen ooooh beee dememe engel olan...

O da kapanır mı acaba?
Ne yapmalı ki?
D vitamini mi yüklemeli bünyeye...
Bilmiyorum ...

Ama acıyor...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails