14 Temmuz 2009 Salı

ASLA VAZGEÇME


Sinemasever olarak elimden geldiğince, fırsat buldukça sayısız film izleyerek, kendi kendime bir sinema eleştirmeni rolünde yorum yapmaya çalışmaktayım. Sanırım bu konuda bana farklı bakış açıları kazandıran bütün hocalarıma, Robert'tan Lorainne'ya kucak dolusu sevgilerimi sunarım. (Ah ELH Department ah...Beni gerçekten sizler var ettiniz!)

Geçenlerde, nacizane arşivime bakarken, izlemediğim filmler arasında, "Son Ders: Aşk ve Üniversite" adı altında bir filme rastladım. Son zamanlarda, Türk Sineması'ndaki kaliteli filmlerden dolayı, üzerimdeki ölü toprağını atmak istercesine "Hadi izleyelim bari" dedim. Cast* olarak gerçekten kaliteliydi ama isim olarak açıkçası içimdeki o önyargı tomurcuğunu uyandırdı.Konusunu okudum, yorumları da...Ama yine de klasik aşk meşk, zengin fakir muhabbetleri mevcut gibi geldi. Sonra izlemeye karar verdim ve ilk andan itibaren kendimi farklı bir ortamda hissettim. Evet,filmde aşk da vardı üniversite yıllarındaki o geyik muhabbetleri de...
Ancak birşey farklıydı. Ferhan Şensoy'un ustalıkla bizlere sergilediği roldeki öğretmen, işte o akademisyen bendim. Evet, yanlış duymadınız bendim...Evet, henüz profesyonel eğitimci hayatıma başlayalı 1 sene oldu ama evet o bendim. Ferhan hoca, öğrencilerine hayatın sadece "derslerden, okuldan" ibaret olmadığını anlatırken, çevreye karşı duyarlılıktan bahsediyordu. Evet, ben de bunu yapmıyor muydum?! 1 sene boyunca, sevgili öğrencilerime o at gözlüklerini atıp, her gün her gün farklı konulardan enstatenelerden bahsetmiyor muydum?! Bahsediyordum...O zaman neden o kadar yanlış anlaşıldım?! Ee, anlamak istemeyene ne yapsam boştu ama...(Neyse, konuyu saptırıyorum sanırım:) Konuyu farklı bir yere bağlayacaktım:))

Filmde, Ferhan hoca, nam-ı diğer Saffet hoca, öğrencilerine, "Hayatta hiç birşeyi ertelemeyin, ertelediğinizle kalırsınız" mesajını ustalıkla vermektedir. (Tutma beni blog, başlıyorum)

Ertelemek...

Nedir ertelemek? Birşeyi bir nedenden dolayı, neden mantıklı ya da mantıksız olabilir, daha sonraki zamana bırakmaktır. TDK'ya göre, tam anlamı; " Sonraya bırakmak, tehir etmek, tecil etmek, talik etmek" anlamındadır. Ancak, gerçek hayattaki anlamı bana göre "pişmanlığa" eşittir.

Pişmanlık mı? Umutsuzluğa bağlı pişmanlık mı? Hayatı boşvermişlik mi?
Nasıl yani?!

Şöyle yani, insanoğlu birşeyleri söylemeyi, yaşamayı, konuşmayı, söylemeyi, kısaca içinden gelenleri ertelediğinde her zaman pişman olmaktadır. Her kim ki "keşke" der, o insan kişisi sadece ve sadece yapmadığı şeyler için keşke der...

Filmde, Saffet hoca, vakti zamanında sevdiği kıza O'nu ne kadar çok sevdiğini söyleyememiş, yıllar yılı bu pişmanlıkla yaşamış ve sonrasında söylemek istediğinde ne kadar geç kaldığını öğrenmiştir.Üstüne üstelik, sevdiği kız hiç yaşlanmadan ölmüş ve Saffet hoca O'na söyleyemediği tek bir kelime yüzünden ertelediği hayatına lanet etmiştir.

Ne kadar acı değil mi?
Sevdiğiniz sizi sevmese bile, bunu söylemeniz bence size yakışan birşey, sizin belki de kendinize olan saygınızdan dolayı hakkettiğiniz en büyük değerdir. İçinizi kemiren o erteleme güdüsüyle yaşamaktansa birşeyleri ifşa edip size düşeni yapmak iyi değil midir?

Hayatta hiç birşeyin imkansız olmadığını bilen bir toplum olma zamanı gelmedi mi? Daha öncesinde, başka bir blogumda, ATA'mın, Türk Gençliği için neler söylediğinden bahsetmiştim; oysa, nedense biz birşeyleri imkansız görmek istercesine davranmakta ve belki de bu yüzden sürekli ertelemekteyiz. Oysa ki, bizim yapmış olduğumuz en büyük hatadır ertelemek.

Daha önce, Will Smith'in başrollerinde oynadığı, "The Pursuit of HappYness" filminde-ki bu film gerçek bir hikayeden esinlenerek yapılmıştır-Smith, hayatta asla asla umutsuzluğa düşmeyip, çalışarak ve ertelemeden, bir insanın ne kadar zor olursa olsun, birşeyleri yapabileceğini göstermiş ve istediğini elde etmiştir.

Her iki filmde de esas nokta, "Ertelememek" ve "Umutsuzluğa kapılmamak" temaysa, biz neden bu 2 temayı kendi hayatımıza uyarlamayalım? Neden vazgeçelim? Neden kendimizi mutsuz etmeyi göze alalım da mutluluk için uğraşmayalım?Neden kendimize haksızlığı yapalım?

Hayat boyu herkes birbirine haksızlık yaparken lütfen siz yapmayın ve

Ertelemeyin...

Hakettiğinizi düşündüğünüz, herşey için,

Asla vazgeçmeyin...

Ve deneyin...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Paylaştıkça büyüdüm, büyüdükçe çoğaldı paylaştıklarım...

Related Posts with Thumbnails